10.03.2005

TÜRKİYE KÖRLER FEDERASYONUNDAN DUYURU

 
Son günlerde Adalet ve Kalkınma Partisi İstanbul Milletvekili Sayın Lokman Ayva'nın yapmış olduğu açıklamayla yeniden gündem oluşturan körlerin bankalardaki sorunlarıyla ilgili;  çeşitli açıklamaların yayınlandığı bu sayfada özürlülerin örgütü niteliğindeki dernek ve federasyonların kendi aralarındaki çekişmeleri bir tarafa bırakarak bu konulara çözüm üretmeleri gerektiği beklentisi dile getirilerek umutsuzluğun hat safhada olduğu vurgulanmaktadır. Ancak Türkiye Körler Federasyonunun ilgisi ve duruma ilişkin görüşünün bu açıklamalar karşısında bilinmesinin yararlı olacağı düşüncesiyle aşağıdaki açıklamaların kamuoyuyla paylaşılması uygun görülmüştür.
Buna göre:
1. Dile getirilen rahatsızlık gerçek anlamda kaynağını tamamen ayrımcı anlayıştan almakta ve bir insan hakları ihlali niteliğindedir.
2. Ancak bu ve benzeri ayrımcı uygulamalara dayanak oluşturan yürürlükteki çeşitli yasalar bu uygulamalara meşruiyet kazandırmaktadır.
3. Konuyla ilgili bankalar kanununun herhangi bir düzenlemesi olmadığı halde temel kanun niteliğindeki medeni kanunun uzantısı olan 818 Sayılı Borçlar Kanununun 14, 6721 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 668 ve 1512 Sayılı Noterlik Kanunun 73. maddeleri bu uygulamalara imkan sağlamaktadır.
4. Dolayısıyla bankalarla sorun çözümlendiğinde dahi mevcut yasa hükümleri yürürlükte bulundukça benzeri uygulamalar tekrar eden biçimde önümüze çıkmaya devam edecektir.
5. Federasyonumuz gündemdeki engelliler yasası içerisinde bu sorunun da çözümlenmesi gerektiğini savunmakta ve diğer özürlü sivil toplum örgütleriyle görüş birliği sağlamaya çalışmaktadır.
6. Ancak 17 ve 18 Şubat 2005 günleri farklı taslakların birleştirilmesi amacıyla Türkiye Sakatlar Konfederasyonunda yapılan çalışmalar sırasında diğer özürlü federasyonlarının herhangi bir itirazı olmadığı halde,Türkiye Sakatlar Konfederasyonunun Hukuk Danışmanı sıfatıyla toplantıya katılan Ömer İnal Durmuş'un tavrından etkilenen Türkiye Sakatlar Konfederasyonunun karşı çıkışıyla federasyonumuzun diğer önerilerinin kabulüne rağmen bahse konu maddelerde mutabakat sağlanamamış olup ısrarımız korunmakta ve görüşmeler sürdürülmektedir.
7. Sayın Lokman Ayva'dan da beklentimiz kendisi tarafından TBMM Başkanlığına verilen kanun teklifinde de yer verilmemiş olan bu hususlarla ilgili, parlamentoda görüşlerimize gerekli desteği vererek çözümlenmesine yardımcı olmasıdır.
8. Konuyla ilgili federasyonumuzun hukuksal rolünü bu biçimiyle açıkladıktan sonra pratik uygulamalar bakımından da ilgililerin aşağıdaki bilgilere sahip olmalarının yararlı olacağını düşünmekteyiz.
9. Öncelikle Türkiye İş Bankasının interaktif bankacılık sisteminden Türkiye Körler Federasyonu ile üye derneklerinden en az birinin de halen yararlanmakta olduğunu, keza; aynı biçimde sistemi kullanan ve/veya bankamatik ve kredi kartı sahibi olan onlarca görme engellinin bilindiğini açıklamak doğru olacaktır.
10. Dolayısıyla ilgililerin özürlerini gizlemek yerine konunun üzerine cesaretle gitmeleri tercih edilmelidir.
11. Şu kadar ki bahse konu kartların gerçek sahibi bankanın bizzatihi kendisidir. Dolayısıyla imkanlarını kişilere kullandırıp kullandırmama konusunda serbest iradeye sahip olacağı açıktır ki; müşterilere özürlülükleri dışındaki başka gerekçelerle de zaman zaman durumlarına uygun kredi limitleri ve çek kullandırma konularında farklı uygulamalar içerisinde oldukları görülmektedir.
12. Federasyonumuzun konuya ilişkin tepkisi bankanın sahip olması gerektiği bu iradesini eşitlik ilkesine aykırı ve kamu yararına olmayan biçimde kullanamayacağı noktasıdır.
13. Türkiye İş Bankasının birimleri arasında da ciddi biçimde görüş ayrılığı bulunmaktadır. Bankanın hukuk işleri servisi yukarıda belirtmiş olduğumuz yasal gerekçelere sığınarak gerekli düzenlemeler yapılmadıkça söz konusu elektronik araçların körler tarafından kullanılamayacağını ileri sürerek buna müsade eden banka yöneticilerinin sorumlu olacağını savunmakta iken bankanın şube dışı bankacılık müdürlüğü anlayış olarak kesinlikle körlerin de dikkate alınmasıyla telefon bankacılığı sisteminin geliştirilmesini arzuladıklarını hukuk işleri tarafından savunulan görüşe katılmadıklarını ancak yasal bakımdan haklılıklarını kabul etmek zorunda kaldıklarını ve sorunun ivedilikle çözülmesini istediklerini, sistemin ise körlerin rahatlıkla kullanabileceği mükemmellikte olduğunu belirtmektedirler.
14. Kuşkusuz bankalarla şahıslar arasındaki ilişkiler karşısında federasyonumuz ve üye derneklerimiz üçüncü kişi konumunda kalmaktadırlar. Bu nedenle tarafımızdan adli destek istenmedikçe ve/veya tarafımıza müdahil olma imkanı sağlanmadıkça çıkan itilafa müdahale etme imkanımız olmamaktadır.
15. Ayrıca bugüne kadar yukarıda belirtilen şikayetlere benzer ayrımcı uygulamalar karşısında başta Ziraat Bankası ve İş Bankası gibi bankaların önünde düzenledikleri eylemlerle etkin rol üstlenen yegane örgütün de Türkiye Körler Federasyonu olduğu hatırlanmalıdır.
Bütün ilgililerin yukarıdaki bilgiler ışığında federasyonumuzun görüşü konusunda bilgi edinmelerini, talep edilebilecek her türlü adli, idari vb. desteğe hazır olduğumuzu ayrımcı uygulamalarla mücadele konusunun çalışma programımızın en önemli bölümünü oluşturduğunu ilgililerden gelecek olan şikayetler için bir yıldan beridir duyurular yapıldığını ve halen konuyla ilgili ayrimcilik@korlerfederasyonu.org.tr  ve bilgi@korlerfederasyonu.org.tr adresleri 231 82 43 numaralı telefon numarasının aktif durumda bulunduğunu kamuoyuna bildiririz.
 
Ahmet Cantürk
Türkiye Körler Federasyonu Başkanı