TÜRKİYE KÖRLER FEDERASYONU 14. DÖNEM YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU

(Dönemi 29 Haziran 2002 – 26 Haziran 2004)

GİRİŞ

Sayın delegeler,

1976 yılında merkezi İstanbul’da olmak üzere kurulan ve 1997 yılında yapılan genel kurulunda almış olduğu karar ile ikametini Ankara’ya taşıyan federasyonumuzun yasa gereği 2 yılda bir gerçekleştirmekte olduğu ve üye derneklerinin delegelerinden oluşan genel kurullarının on dördüncüsü 29 Haziran 2002 tarihinde gerçekleştirilmişti.

Bu genel kurulda yapılan seçim sonucu seçime katılan ve Başkan Ahmet Cantürk’ün hazırlamış olduğu tek liste kullanılan toplam 215 oydan 201’ini alarak seçilmiş olmakla bizler 14. dönemin iki yıllık süresi içerisinde federasyon yöneticiliği görevini kazanmış olduk.

Bu seçim için oluşturulan ve kazanan yönetim kurulunda Körleri Eğitim ve Kalkındırma Derneğinden Necati Adıbelli, Görmeyenleri Koruma Derneğinden Haldun Kırkık, Çağdaş Görmeyenler Derneğinden Celil Orhan ve Zühtü Turgut, Türkiye Görmezleri Eğitim ve Himaye Derneğinden Ahmet Cantürk, Ali Ferhan, Doğan Nurluyol, Erdoğan Arabacı, Salahattin Yener ve Zeki Tezel, Görme Engelliler Dayanışma Derneğinden Hüsnü Sarı ve Selahattin Oktay, Antalya Beyaz Baston Görmeyenler Derneğinden Şükrü Gün, Cengiz Şahin ve Osman Atatop, Altı Nokta Körler Derneğinden Akhacca Önder, Fattim Topçubaşı, Eyyüp Doğan, Mehmet Emin Demirci, Fethi Kalıpçı, Suha Sağlam, Turhan İçli ve Yıldırım Alkaya ile Uygar Görme Engelliler Derneğinden Erol Sayıdan, Hasan Duman ve Yaşar Oruç yer almışlardır.

Listenin de incelenmesinden anlaşılacağı gibi Türkiye Körler Federasyonunun 1976 – 1990 yılları arasında ilk başkanlığını yapan Necati Adıbelli, 1990 – 1991 yılları arasında ikinci sırada başkanlık yapan Mehmet Emin Demirci, 1994 – 1996 yılları arasında beşinci sırada başkanlık görevini yapan Ahmet Cantürk ile 1998 – 2002 yılları arasında yedinci sırada federasyon başkanlığı görevini yürütmüş olan Turhan İçli’nin de içerisinde yer aldığı ve bugüne kadar Türkiye Körler Federasyonuna başkanlık etmiş olan yedi kişiden dördünün de aralarında bulunduğu kayıtlı 11 üye dernekten 8’inin temsilcilerinden oluşmuştur.

Yönetim kurulunda temsil edilmeyen üç dernekten 4 nolu üye Görme Özürlüleri Birleştirme ve Kalkındırma Derneği ile 9 nolu üye Görme Özürlüleri Eğiterek Kalkındırma Derneği son 10 yılda olduğu gibi aidat borçlarını ödememeleri nedeniyle genel kurula katılamamışlar 6 nolu Görme Özürlüler Derneği ise genel kurulda delegelerini hazır edemediğinden arzu edilmiş olmasına rağmen listeye dahil edilememişlerdir.

Buradan da anlaşılmaktadır ki 29 Haziran 2002 tarihli genel kurulda talepte bulunmayan üç derneğin dışındaki diğer derneklerin tamamı federasyon yönetim kurulunda temsilcileriyle yer almışlardır.

Daha sonra istifa eden Körleri Eğitim ve Kalkındırma Derneği temsilcisi Necati Adıbelli’nin yerine derneğin sıradaki yedek üyesi Ali İhsan Aras’ın vefat etmiş olması nedeniyle yedeğinin kalmamasından dolayı yönetim kurulunda en az temsilcisi bulunan Görmeyenleri Koruma Derneğinin yedek üyesi Yasemin Karadağ; Görme Engelliler Dayanışma Derneğinin istifa eden temsilcisi Selahattin Oktay’ın yerine yedek üyesi Nurten Kundak, Altı Nokta Körler Derneği temsilcilerinden istifa eden Yıldırım Alkaya’nın yerine Hasan Tatar, Uygar Görme Engelliler Derneği temsilcilerinden istifa eden Yaşar Oruç’un yerine Ömer Sözgen yönetim kurulu asil üyeliğine gelmişler Antalya Beyaz Baston Görmeyenler Derneği temsilcilerinden Cengiz Şahin ve Şükrü Gün irade beyanında bulunarak Türkiye Görmezleri Eğitim ve Himaye Derneğine katıldıklarını bildirmişler diğer temsilcisi olan Osman Atatop ile sırasıyla göreve davet edilen Semra Şanverdi, Menekşe Selvi ve Nabi Parlak ise görev almayarak yerlerini boş bırakmışlardır.

Bu tablodan da anlaşılacağı gibi oluşturulan federasyon yönetim kurulunun 26 kişilik kadrosundan 13’ü on üçüncü dönem yönetim kurulu üyelerinden, üçü federasyon yönetim kurulunda muhtelif tarihlerde görev almış kimselerden on kişisi ise ilk defa yönetim kuruluna giren kimselerden oluşmuş ve on üçüncü dönem yönetim kurulu yarı yarıya yenilenmiştir.

O tarihte görevi kabul eden yönetim kurulunun seçimin gerçekleştirildiği genel kurula ilişkin atmosferi de bu aşamada hatırlamak ve gündelik sorunların tespiti ile gelecek iki yıllık dönemin bu sorunların çözümü üzerine harcanacağına bu aşamada vurgu yapmak gerekmektedir.

Genel kurul gergin bir ortamda olağanüstü koşullarda gerçekleştirilmiş, genel kurula iki gün kala Hazine Müsteşarlığına ait ve kongre için tahsis edilmiş olan salonun tahsisinden vazgeçilerek adı geçen kurumun yemek salonuna taşınmak zorunda kalınmış diğer yandan son üç yılda Türkiye Körler Federasyonuna yönelik sürekli olarak davalar açan şikayette bulunan ve kendilerini bir grup görme özürlü olarak tanımlayan çevreler Türkiye Sakatlar Konfederasyonu ile ilişkiler bağlamında federasyon üyeliğinden çıkarılmakla karşı karşıya kalan Görmeyenler Kültür ve Birleşme Derneğini de sürecin bir parçası haline getirerek kongre mahallini işgal etmeye teşebbüs etmişler ve durum çeşitli basın kuruluşlarında haber haline dönüşecek kadar sorun üretmişti.

Diğer yandan 1999 yılından bu yana federasyon aleyhtarı sürdürülen kampanyanın sonucunda gelir elde edici faaliyetlerin gerçekleştirilememesine paralel dönemin borçları gelir kaynakları ile mukayese edilemeyecek kadar büyümüş artık gündelik hayatın tehdit edildiği aşamaya ulaşmıştı. Keza şikayetlerin etkisi ile kamu kurumlarının çeşitli görevlileri de oluşan önyargılı menfi bakış biçimi gündelik federasyon çalışmalarının dahi sorun haline dönüşmesine neden olmaya başlamıştı.

8 Temmuz 2000 tarihli genel kurulda alınan karardan hareket eden on üçüncü dönem yönetim kurulunun üyesi bulunduğu Türkiye Sakatlar Konfederasyonu ile ilişkileri kesme kararı üst örgütler arasındaki çekişme bakımından toplumsal tedirginliğe ve hoşnutsuzluğa da neden olmuştu.

Bu koşullar altında ilk toplantısını yapan federasyon yönetim kurulu iki yıllık bir planı kabul ederek çalışmalarını bu plan çerçevesinde sürdürmeye ve görev dağılımını da bu planın başarılı olmasını sağlamak üzere yapmayı kabul etmiştir. Döneme karakteristik özellik kazandıran unsurlar:

1. Federasyon faaliyetleri hiçbir koşul altında gelir kaynağı belli olmadıkça düzenlenmeyecek ve öncelikle gündelik hayatın normalleştirilmesinin sağlanması yoluna gidilmesi

2. Mevcut ortamın geriliminden beslenerek itilaf halindeki kuruluşlar arasındaki çatışmalardan faydalananların hayat kaynaklarını kesmek için gerilim üretmeyen ve basın aracılığı ile konuşarak spekülasyona neden olmayan diplomatik görüşmeler yoluyla sorunların çözümlenmesine yönelik bir tavrın izlenmesi

3. Federasyonun biriken borçlarının tasfiyesini sağlamak için önemli bir gelir kaynağı bulunması ile bu kaynaktan o güne kadar zarar gören çevrelerin zararlarının giderilmesi

4. Yönetim kurulunun çalışma biçimi bakımından yürütme kurulu üyelerinin ekip çalışmasını her görevlinin öncelikle kendi görev alanındaki işleri yapması ve alanından sorumlu olması anlayışının tercih edilmesi: Yani bireysel yeteneklerin ortaya çıkartılması.

Yukarıdaki bilgiler ışığında aşağıda giriş ve bölümlerinden meydana gelen iki yıllık çalışma planı kabul edilmiş ve uygulanmaya çalışılmıştır.

14. DÖNEM YÖNETİM KURULU ÇALIŞMA PLANI

1. GİRİŞ

Türkiye Körler Federasyonu’nun 29 Haziran 2002 tarihinde yapılan 14. Genel Kurulunda oluşturulan yönetim kurulunun gelecek iki yıllık döneme ilişkin olarak gerçekleştirmekle yükümlü olduğu çalışma programını oluştururken içinde bulunulan koşullar değerlendirilmiş, kurumsal bir anlayış içerisinde önceki dönemlerde sürdürülmüş ve tamamlanamamış olan faaliyetlerin gözden geçirilmiş biçimde bu programın uygun yerlerine konulması benimsenmiştir.

Özellikle yaşanan ağır ekonomik koşullar nedeni ile 1998 – 2000 dönemine göre 2000 – 2002 döneminde azalmış olan gelirlerin etkisi ile denk bütçe prensibinden uzaklaşılmak zorunda kalındığı tespit edilmiş ve özellikle Medeni Kanundaki değişiklikle beraber kurumsal bir anlayışı benimsemiş olan örgütümüzün gelecekte de eskiden olduğu gibi sağlıklı bütçe ile idare edilmesi gereği esas kabul edilerek yönetim kurulunun bu dönemki çalışma konularının önemli bir kısmını da kalıcı gelir kaynakları bulma ve planlı gider yöntemini benimseme olması gerektiği düşünülmüştür. Özellikle ülkemizdeki nitelikli körlerin teorik anlamda güçlü bir federasyonun yaratılması konusunda yakın geçmişte göstermiş oldukları özen ve çaba nedeni ile federasyon ve üye dernekler arasındaki mesafenin açılması, taraflar arasında ortak faaliyet imkanlarını ve hatta örgütlerin kaldıramayacakları yüklerle karşı karşıya kalmaları sonucunu doğurmuştur. Mevcut yönetim kurulunun bu bakımdan federasyonu daha ileri seviyelere taşıma çabasından daha çok üye dernekleri arasında standart bir düzey oluşturma ve üyelerini bu düzeyin üstüne çıkartma zorunluluğu bulunmaktadır. Diğer yandan başta üyesi olduğumuz Türkiye Sakatlar Konfederasyonu olmak üzere bazı çevrelerin federasyonumuz ile çatışan çalışma biçimleri ve tavırları karşısında da federasyonumuzun ilkeli ve soyut değerlendirmeler ile her dönemde geçerli olacak perspektif koyma zorunluluğu da yine bu yönetim kurulunun önemli görevleri arasında yer almaktadır. Yukarıdaki önemli koşulların belirlemiş olduğu ortamın gereği ve mevzuatın yönetim kurulumuza yüklediği görevler çerçevesinde gelecek iki yıllık dönemin çalışma programı 8 başlık altında aşağıdaki biçimde sunulmuş, ilgililerin sorumluluğu altında yürütülecek bu çalışmadaki dışa dönük ve birden fazla alana ilişkin faaliyetler konusunda koordinasyon ve sistemi çalıştırma bakımından genel yetkili olanların birimlerce sürdürülen faaliyetlerinin içerisinde yer almaları yöntemi seçilmiştir. Bu çerçevede çalışma programı şu şekilde oluşmaktadır.

2. Başkanlık Çalışmaları

A) Türkiye Sakatlar Konfederasyonu

I.         Konfederasyonun kuruluşuna ilişkin hukuksal durumun tespiti için gerekli araştırmalar yapılacak ve yargı yolları başvurma konusu ele alınacak.

II.       26 Ocak 2002 tarihinde yapılan genel kurul ile değişikliğe uğratılan Türkiye Sakatlar Konfederasyonu tüzüğü, federasyonun bugüne kadar savunageldiği politikalar bakımından incelenecek.

III.      Tüzükte yapılan değişikliler, herhangi bir yenilik içeriyor ise, konu bir yönetim kurulu toplantısında tartışılacak ve federasyon görüşünün gözden geçirilme ihtiyacı ortaya çıkar ise yönetim kurulu tarafından kriterleri belirlenecek bir iç konferans düzenlenecek.

IV.    Konfederasyon konulu daha önceki yönetim kurulu kararlarının gereği uygulamalar sürdürülecek ve kararlara uymamaya devam edenler hakkındaki işlemler yukarıdaki maddelerde sayılan çalışma ve değişikliklerden etkilenmeyecek.

V.      Diğer federasyonlar ile konfederasyona ilişkin politikalar çerçevesinde ilişkilerin geliştirilmesi için çaba harcanacak.

VI.    Bu maddenin a, b, ve c bentlerinde belirtilen çalışmalar ile politikada bir değişiklik meydana getirilinceye kadar konfederasyon ile ilişkilerin askıda kalması sürdürülecek ve gereği yapılacak.

3. Örgütlenme İle İlgili Çalışmalar

A. Üye Kütüğü İle İlgili Olarak

a.a) Üye kütüğüne kayıtlı kişilerin tamamı ya da belirlenecek yöntemle içlerinden seçilecek kimselere yöneltilecek olan anket uygulamaları ile federasyonun öncelikli konularının neler olacağı konusu gözden geçirilecek.

a.b) Bu amaçla hazırlanacak olan anket ile üyelerin derneklerinden beklentileri ile talep ettikleri hizmetler de derneklerine göre farklılıkları ile ortaya çıkartılacak.

B. Üye Derneklerle İlgili Olarak

b.a Üye derneklerin kütükte kayıtlı üye sayılarının en az %50 oranında arttırılması için teşvik edici yöntemler geliştirilecek.

b.b Bir önceki dönemde başlatılan denetim yönetmeliği çalışması tamamlanacak.

b.c. Denetim yönetmeliği çerçevesinde yapılacak denetimler ile derneklerin düzeyleri tespit edilecek.

b.d 18.01.2003 / 97 karar ile kaldırılmıştır.

b.e İhtiyaç duyulan alanların tespit edilmesinin ardından dernek yöneticilerinin yararlanacağı çalışmalar ve hizmetin veriliş biçimine ilişkin bir kitapçık hazırlanacak.

b.f. İlki 2001 yılı sonuna ait olmak üzere her yıl sonunda federasyon faaliyetleri ile mevzuatı ve üye derneklerin hizmet ve düzeylerini içeren tanıtıcı kitaplar hazırlanacak.

b.g. Dernekler bakımından federasyon üyesi olma ayrıcalığını yaratan standartlar belirlenecek ve federasyon üyesi olma ayrıcalığını getiren hizmetler geliştirilecek.

b.h Dernekler arasındaki benzerlik ve farklılıkları ortaya koyan araştırmalar yapılacak.

b. ı Aynı alanda faaliyet gösteren en az beş derneğin bünyelerinde oluşturdukları komisyonları koordine etmek üzere federasyon düzeyinde ilgili başkan yardımcılıklarının bünyesinde komisyonların kurulmasına çalışılacak.

C. Üye olmayan dernekler ve mensuplarının federasyon ve üye derneklerine yönelik çalışmaları gözlenecek.

4. Eğitim İle İlgili Çalışmalar

a)            Özel eğitim ile ilgili bir iç konferans düzenlenecek; federasyonun resmi görüşü oluşturulacak ve bu görüşler kitap halinde yayınlanacak.

b)            Özel Eğitim Genel Müdürlüğüne ve Körler Okullarına yönelik özel bir izleme komitesi oluşturulacak ve düzenli rapor alınacak.

c)            Braille yazı okuma ve yazmanın özendirilmesi ve kısaltma sisteminin yeniden ele alınması için somut girişimler ve etkinlikler gerçekleştirilecektir.

d)            Diğer birimlerce ihtiyaç duyulacak olan alanlardaki eğitsel faaliyetler düzenlenecek.

e)            Özürlülerin özürlerinden kaynaklanan ve eğitim eksikliğine dayanan normal dışı davranışların tespiti için araştırmalar ve giderilmesi için eğitim çalışmaları yapılacak.

f)              16. Milli Eğitim Şurasının özürlülere yönelik almış olduğu kararların yaşama geçirilmesi için mücadele edilecektir.

g)            Görme Engelli Ailelerinin eğitimine ilişkin çalışmalara yapılacak.

h)            Her seviyedeki körlerin her seviyedeki eğitimlerinin geliştirilmesi için çaba harcanacak.

i)              Yönetim kurulunun 18.01.2003 gün ve 97 sayılı kararıyla kaldırılmıştır.

j)              Ek 18.01.2003 / 97 YK 10. Teknik meslek eğitim konferansı:

k)            Ön Hazırlık: Sempozyum içerisinde ele alınacak konuların saptanması, katılımcı isimlerin belirlenmesi ve tahmini bütçenin oluşturulması Ocak 2003 sonuna yetiştirilecek.

l)              Ön Hazırlıkla belirlenen isimlerle ilişkiye geçilerek bildirilerin hazırlanması ve basıma hazır hale getirilmesi tartışılmak üzere derneklere gönderilmesi Haziran 2003 sonuna yetiştirilecek

m)         Sempozyum Ekim 2003 tarihinde gerçekleştirilecek.

n)            Sempozyum sonuçları 2003 yılı sonunda kitaplaştırılacak.

o)            Ek 18.01.2003 / 97 YK 11. Gerekli alt komisyonlar kurularak hazırlanacak yönetmelikler çerçevesinde çalışmalar yürütülecektir.

p)            Ek 18.01.2003 / 97 YK 12. Örgüt içi eğitim seminer

q)            Seminerin içeriğinin planlanıp uzman eğitimcilerinin belirlenmesi Şubat 2003,

r)             Seminerin teknik hazırlıklarının (yer, programın derneklere gönderilmesi vb.) bitirilmesi, Mart 2003)

s)            Seminerin uygulanması nisan 2003

5. İstihdam ve Rehabilitasyon Alanındaki Çalışmalar

a)            Kör ve az görenlere yönelik mesleki rehabilitasyon girişimleri desteklenecektir.

b)            Meslek tanımları, iş analizinin ve alan taramalarının ilgili devlet kuruluşlarınca yapılması için gayret gösterilecek.

c)            Kör ve az görenler tarafından iş yaşamına uygulanabilen etkinliklerin yaşama geçirilmesi için alt yapı hazırlanacak.

d)            Görme özrüne neden olan fiziksel koşulların ortadan kaldırılması ve görme özürlülüğün etkisinin azaltılması ve fırsat eşitliğinin sağlanması için gerekli olan bilgi, teknoloji ve araç gereç sağlanacak.

e)            Az görenlerin, görme artıklarına bağlı olarak rehabilitasyonu için gerekli araştırmalar başlatılacak.

f)              Görme engellilerin her türlü mesleklerinin önündeki tüm engeller ve güçlüklerin kaldırılması amacıyla çaba gösterilecektir.

g)            Çalışma hayatını düzenleyen mevzuatlarda karşılaşılan yaş sınır engelinin kaldırılması için çaba harcanacak.

h)            Ek 18.01.2003 / 97 YK 8. 1475 sayılı iş yasasında yapılan değişiklikle %3 özürlü çalıştırmayan kamu kurum ve kuruluşlarıyla gerekli yazışmaları yapıp başbakanlığın yayınladığı 58 nolu genelge çerçevesinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında görme özürlülerin istihdam edilmesi hususunda gerekli girişimlerin yapılmasına özellikle bu yıla kadar istihdam edilmeyen başbakanlık genelgesinde de ifadesini bulan ilkokul ve ortaokul mezunlarının öncelikli olarak istihdam edilmesi konusunda çalışmalara hız verilmesi.

i)              Ek 18.01.2003 / 97 YK 9. İstihdam edilen ancak branşlarında görev verilmeyen görevi dışında çalıştırılan görme engellilerin branşlarında çalıştırılması hususunda gerekli çalışmaların yapılmasına ve bu çalışmada branşta çalışma usulüne ilişkin branşta ehil, riyakatli ve uzmanlaşmış engellilerin çalışma konularında gerekli araştırmaların yapılarak mesleklerinin gereği olan görevlerde istihdam edilmelerinin sağlanması.

j)              Ek 18.01.2003 / 97 YK 10. Eğitim alamamış görme engellilerin mesleki eğitimlerinin yapılması hususunda eğitimden sorumlu başkan yardımcısının da görüş ve önerilerini alarak birlikte hali hazırda devam eden meslek eğitimlerine yönelik özel ve kamu kurumlarına ait rehabilitasyon merkezleriyle temasa geçerek rehabilitasyon çalışmalarının yapılmasına

6. Hukuksal Alandaki Çalışmalar

A) Tazminat ve Yasa Tasarısı ile İlgili Olarak

a.a. Meclisin açılışı ile birlikte özürlüler yasa tasarısının daha önceden hazırlanan önergeler ve yenileri ile desteklenmiş olarak yeniden meclis gündemine alınmasına çalışılacak.

a.b. 2002 yılı sonuna kadar yasa tasarısının meclis gündemine alınmaması halinde tazminat konusuna ağırlık verilecek ve yasalaştırılmasına çalışılacaktır.

a.c. 2003 yılı Haziran ayında gelişmelere göre yapılacak durum değerlendirmesi ile alana ilişkin çalışmalar yeniden planlanacak.

B) Yürürlükteki mevzuatın derlenmesi ile ilgili olarak

b.a. Milletlerarası hukuk ve sözleşmeleri derlenecek,

b.c. Derlemesi tamamlanmış olan iç hukuk mevzuatı metin haline dönüştürülecek

b.d. derlenen mevzuat ve federasyonun diğer çalışmalarına ilişkin görüş oluşturmak, önerilerde bulunmak ve varolan sorunlara çözüm bulmak amacıyla faaliyet gösterecek olan üye derneklerin de temsilcileri ile katılabilecekleri federasyon hukuk servisi kurulacak

b.e Özürlülere yönelik ayrımcı düzenlemeler tespit edilecek ve yargı yoluyla iptali için gerekli çalışmalar yürütülecektir.

7. Uluslararası Alanla İlgili Çalışmalar

a)            Görme engellilerle ilgili önemli yabancı kaynaklar Türkçe’ye çevrilerek kitap halinde bastırılacak. Bu amaçla çevrilecek yabancı kaynakları saptayacak ve çeviri etkinliğini organize edecek bir komisyon oluşturulacak.

b)            Federasyonumuzun uluslararası politikasının belirlenmesi için bir iç konferans düzenlenecektir.

c)            Uluslararası görme engelli örgütleriyle ilgili tüzük, yönetmelik vb. mevzuat ve önemli kararlar Türkçe’ ye çevrilecektir.

d)            Uluslararası çalışmaları profesyonel düzeyde yürütecek bir büro oluşturulacak bu büroda iyi derecede İngilizce bilen personel istihdam edilecektir.

e)            Balkan Danışma Komitesi, AKB 2003 yılı ve DKB 2004 yılı kongreleri için hedefler belirlenecek ve her biri için delegasyon seçimi ve komite oluşturma çalışmaları ivedilikle tamamlanarak çalışmalara başlanacak

f)              Türki Cumhuriyetlerle ilişkiler ile ilgili tespitler yapılarak son durum gözden geçirilecek.

g)            Üyesi bulunduğumuz uluslararası kuruluşlara olan aidat borçlarımızın ivedilikle ödenmesine çalışılacak.

h)            Uluslararası örgütlerin komisyonlarında görev alan temsilcilerimizin sayısı belirlenecek hedef çerçevesinde azaltılarak etkinleştirilecek.

8. Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Alanındaki Çalışmalar

A) Ayrımcılık ve İstismara Karşı Yürütülen Kampanyalar ile İlgili Olarak:

a.a. 19 Mayıs ve 10 Haziran 2000 tarihlerinde yapılan ayrımcılık ve istismar ile ilgili toplantılarda dile getirilen düşünceleri ve yeni çalışmaları içeren bir kitap yayınlanacak.

a.b. Televizyon basın ilanları ve bilboard afişleri düşünülecek.

a.c. Ayrımcılığı ve istismarı konu alan karikatür, fotoğraf, öykü ve kompozisyon yarışmaları düzenlenecek.

a.d. Konferans, panel vb. toplantılar düzenlenecek.

a.e. Hazırlatılmış olan konu ile ilgili kısa metrajlı film ivedilikle gösterime sunulacak.

a.f. Karşılaşılan ayrımcı uygulamaların envanterini oluşturmak amacıyla sorunla karşılaşacakların başvuracakları internet, telefon ve fakstan oluşan bir destek hattı oluşturulacak.

a.g. Ayrımcılık ve istismarla ilgili olarak günlük yaşamda karşılaşılan olayların işleneceği ve kamuoyunu kara mizah aracılığı ile eğitmeyi amaçlayan bir kitap hazırlanacak.

a.h. Hukuk işleri tarafından tespiti yapılan uygulamaların ortadan kaldırılması için kamuoyu oluşturulacak.

B. Yayımcılık Alanı İle İlgili Olarak

b.a. Aylık Ufkun Ötesinin yanı sıra yılda iki kez çıkarılacak “Ufkun Ötesi Bilim” dergisi yayını devam edecek.

b.b. Federasyonun çeşitli birimlerince devam eden araştırma ve çalışmalar hazır hale geldikçe kitaplaştırılacak.

b.c. Federasyonun aylık ve/veya haftalık periodlar ile kendi faaliyetlerinin yanı sıra diğer aktüel konularda da görüşlerini açıklayacağı basın toplantılarının kurumsal hale gelmesi sağlanacak ve bu konudaki görüşler web sayfasında yayımlanacak.

b.d. Medya kuruluşları ile kalıcı ilişkilerin kurulabilmesi için ortak kadroların oluşturulmasına çalışılacak.

b.e. Mürekkep baskılı materyalin az görenler için büyük puntolu olarak basılması talebi her yerde dile getirilecek.

b.f. Sonuçlanmış olan kısa metrajlı film senaryosu yarışmasında derece alan senaryo sahiplerine ödüllerinin verilip metinleri kitap olarak bastırılacak.

b.g. Federasyona üye derneklerin Ufkun Ötesi Dergisine gerek abonelik gerek reklam yolu ile katkılarının sağlanması için çaba gösterilecek.

C. Kamuoyuna dönük olarak

c.a. Zaman içerisinde gelişen olaylar karşısında federasyon imajının gelişmesini ve değişmesini sağlayamamış olan karakteristik özellikleri gerçeği yansıtmak koşulu ile günün anlayışına uygun hale getirilecek.

c.b. web sayfasının geliştirilmesi çalışmaları devam edecek.

Ek 18.01.2003 / 97 YK 4. Bilişim teknolojilerinin kör ve az görenlerin eğitimine sunulması için azami çaba gösterilecek.

9. Mali Alandaki Çalışmalar

a)      Faaliyetlerin sürdürülmesi için gerekli olan asgari koşullarla yetinilecek ve giderlerde tasarrufa yönelinecek.

b)      Kaynağı belli olmayan işler ile ilgili uygulamaya geçilmeyecek.

c)      Elde edilen gelirin uygun bir miktarı gelecekte kalıcı gelir kaynağına dönüştürülmek üzere bir fonda toplanacak.

d)      Bir sonraki dönemde profesyonel yöneticiliğin başlatılabilmesi için alt yapı oluşturulacak.

e)      Mevzuat ile kamu yararına faaliyet gösteren derneklere kamu kuruluşları tarafından sağlanabileceği belirtilen kaynakların en üst düzeyde alınmasına çalışılacak.

f)        2860 ve 2908 sayılı kanunlar ile ulusal düzeyde gerçekleştirilebilecek olan yardım kampanyaları hayata geçirilecek.

g)      Diğer bölümlerde planlanmış olan faaliyetlerin gereği projeler ile ilişki kurulacak kuruluşların görevlerinden kaynaklanan ekonomik kaynaklarından yararlanılacak.

h)      Kanunla faaliyeti zorunlu görülmüş olan federasyonumuzun bu özelliğinden dolayı ihtiyaç duyduğu kalıcı gelir kaynaklarının kamu kaynaklarından yapılacak düzenlemeler ile karşılanması için çalışmalar yapılacak.

i)        Üye derneklerin gerçekleştirecekleri kampanyaların federasyon denetiminden geçirilmesine çaba gösterilecek.

10. İdari Alandaki Çalışmalar

a)      Hizmetlerin yerinden yürütülmesini sağlayacak olan mekansal teknik ve bürokratik alt yapı koşulları oluşturulacak.

b)      Federasyon çalışmalarında alanın gerektirdiği üst düzey teknoloji kullanılacak.

c)      İstihdam edilen personelin işin gereği en az sayıda tutulmasına kalifikasyon bakımından niteliklerinin artırılmasına özen gösterecek.

d)      Bürokraside işleri kolaylaştırıcı yetkiyi yaygınlaştırıcı yöntemlerin geliştirilmesine çalışılacak.

e)      Federasyonun çalışma düzeni ve personelin özlüğü gibi konuları düzenleyen gündelik eğilimler yerine kalıcı kuralları içeren bir yönetmelik hazırlanacak.

11. Kadın Komisyonu

Ulusal kör ve az gören kadın konferansı toplanacak.

Planının da incelenmesinden anlaşılacağı gibi çalışmalar başkan yardımcılıklarına dağıtılmış bunlardan sadece Türkiye Sakatlar Konfederasyonu ile ilişkiler Konusu istisna edilerek başkanın özel çalışma konusu haline dönüştürülmüştür.

BAŞKANLIK ÇALIŞMALARI

Sorumlu Yürütme Kurulu Üyesi Ahmet Cantürk

1. İKİ YILLIK ÇALIŞMA PROGRAMI ÇERÇEVESİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN FAALİYETLER

a. Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Süreci:

29 Haziran 2002 tarihinde Türkiye Sakatlar Konfederasyonu ile ilgili durum şu başlıklar altında özetlenebilirdi.

a)     a.a. 26 Ocak 2002 tarihinde yapmış olduğu genel kurul ile tüzüğünde çeşitli maddeleri değiştirmişti.

b)     a.b. Genel kurulda yapılan tüzük değişiklikleri ile ilgili incelenen ses kayıtları ile genel kurul sonrasında tarafımıza ulaşan tüzük metni arasında farklılıklar bulunmakta ve gerçeğin hangisi olduğu anlaşılamamakta idi.

c)     a.c.. Tüzüğün değişmiş halinin belirlenebilmesi için ilan gazetesi istenmiş olmasına rağmen cevap alınamamıştı.

d)     a.d. 26 Ocak 2002 tarihinde yapılan genel kurulda Görmeyenler Kültür Ve Birleşme Derneği üyelerinden Bahtiyar Karamanlı’nın yönetim kurulu, Yusuf Çelebi’nin denetleme kurulu üyeliğine seçilmelerine herhangi bir itiraz getirmemeleri ve federasyon yönetim kurulunun konuyla ilgili kararlarını dikkate almamaları Görmeyenler Kültür ve Birleşme Derneğinin 18 Mayıs 2002 tarihli yönetim kurulu kararıyla ihraç edilmesine ve kararın 29 Haziran 2002 tarihli genel kurulda onaylanmasına neden olmuştu.

e)     a.e. Altı Nokta Körler Derneği üyesi Halil Köseler’in de federasyonumuzun delegesi olmadığı halde federasyon kotasından konfederasyon yönetim kurulu üyeliğini kabul etmesi dernekle üyelik ilişkilerinde sorunlar üretmişti.

f)       a.f. Süreç içerisinde Görmeyenler Kültür ve Birleşme Derneği ile birlikte davranan ve daha sonra Türkiye Sakatlar Konfederasyonundaki görevinden istifa ettiğine ilişkin dilekçeyi tarafımıza gönderen Görme Özürlüler Derneği üyesi Arif Badem ise istifasını yalanlarcasına aynı biçimde yeniden Türkiye Sakatlar Konfederasyonu yönetim kuruluna federasyonumuz kotasından girmiş ve görev almış bulunmaktaydı.

g)     a.g. Bütün bu belirsizliklerin ötesinde esas itibariyle Türkiye Körler Federasyonunun Türkiye Sakatlar Konfederasyonunda seçilmiş hiçbir delegesi ve yetkili organlarında hiçbir gerçek delegesi bulunmuyordu.

B) Konfederasyonla itilaflar 2002 yılı kasım ayına kadar aynı istikamette yol almaya devam etmiştir. Şu kadar ki değiştirilen tüzüğün yeni şeklinin 2002 yılı Ekim ayında yürürlüğe girdiği bilgisi alınmış olmakla birlikte tüzüğe esas gazeteye ilişkin isteklerimize somut cevap verilmemekteydi. Durum yönetim kurulunun 16.11.2002 tarihli toplantısında ele alındı ve şu tespit ve kararlara ulaşıldı.

b.a. Toplantıda hazır bulunan Görme Özürlüler Derneği Başkanı Mehmet Altınok’un Türkiye Sakatlar Konfederasyonu ile ilgili olarak federasyon politikasını tam olarak desteklediğini açıklaması ve konu ile ilgili dernek içindeki itilafın çözümü konusunda taraflarına süre verilmesi konusundaki talebi kabul edilerek 1 Şubat 2003 tarihine kadar görme özürlüler derneğinin iç sorunlarını çözerek konu ile ilgili federasyona bilgi vermesi kararı alındı.

b.b. 2002 Yılı Ekim ayı içerisinde tarafımıza yöneltilen çeşitli hakaretleri de içeren Türkiye Sakatlar Konfederasyonuna verilen cevap yerinde bulunarak dilekçenin savunma isteminin diğer unsurlarının incelenmesi Hukuk İşleri Komisyonuna devredildi.

b.c. Türkiye Sakatlar Konfederasyonunun yürürlüğe giren tüzüğünün hangisi olduğu konusunda gazete temini için özel çaba harcanması benimsendi ve yürürlükteki tüzüğün tespiti sonucu değişikliklerle ilgili gerekli incelemeyi yaparak rapor hazırlanması konusunda yürütme kurulu yetkilendirildi.

Bu noktada Türkiye Sakatlar Konfederasyonu tarafından savunma istemine ilişkin yazı ile verilen cevap raporumuza alınmıştır.[1]

Tarafımıza ulaşan belgelerden Körler Federasyonunun Türkiye Sakatlar Konfederasyonu organlarında görev yapan temsilcilerine karşı istifa etmeleri konusunda şahıslara yönelik çok yoğun bir barsı ve yıpratma kampanyası başlattığı rastlanan her yerde istifa etmesi için sözlü tehditler yapıldığı sürekli olarak dernek üyeliğinden ihraç edileceğini bildiren resmi yazılar ve kararlar gönderildiği çeşitli Cezalar verildiği hatta özürlülerle ilgili konularda aydınlatıcı bilgi vermek üzere bazı toplantılara katılmalarının büyük bir suç gibi gösterildiği insanların şahıslarına karşı husumet duymalarının sağlanmaya çalışıldığı kayıtlı oldukları derneklerinden ihraç edilmesi için baskılar yapıldığı şahıslarına yönelik yalan iftira ve karalamalar yapıldığı aşırı maddi ve manevi baskılar yapıldığı anlaşılmaktadır.

Konfederasyon organlarından istifa etmeyen üyeleri nedeniyle de Görmeyenler Kültür ve Birleşme Derneğinin de Türkiye Körler Federasyonundan ihraç edildiği tespit edilmiştir. Konfederasyon organlarında görev alan diğer temsilcilerinize ve derneklerine karşı konfederasyon organlarından istifa etmeleri için ısrar ve baskılarınızın devam ettiği görülmektedir. 29 Haziran 2002 tarihinde olağan genel kurulunuzun toplandığı halde genel kurul toplantısı öncesi ve sonrasına ait yükümlülüklerinizle ilgili de konfederasyonumuza hiçbir bilgi ve bildirim gelmemiştir. Federasyonunuzun takındığı anlamsız ve olumsuz tutum konfederasyon amaçlarının gerçekleşmesini aksatmakta konfederasyona bağlı federasyonlar arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlamayı güçleştirmektedir. Ayrıca takındığınız anlamsız ve olumsuz tutum ve uygulamalar ilgili yasa ve konfederasyon tüzüğüne de aykırıdır. 7 Eylül 2002 tarihinde toplanan yönetim kurulumuz tüm bu gelişmeler belgeler ve uygulamalar ışığında

1. 01 Haziran 2002 tarihli yönetim kurulu kararımız doğrultusunda işlemlerin devam ettirilmesine

2. Federasyonunuzun 24 Haziran 2002 tarih ve 2002/183 sayılı ilgi b’deki yazınızda bahsi geçen savunmanızı yapmanız ve yönetim kurulunuzu toplayarak karara varmanız için 15 Ekim 2002 tarihine kadar süre verilmesine

3. Konfederasyon organlarındaki görevinden istifa etmediği için Altı Nokta Körler Derneğinden ihraç edilen Halil Köseler ile temsilcilerini konfederasyon organlarındaki görevlerinden istifa ettirmeyen/ettiremeyen veya istifa etmeyen Yusuf Çelebi ile Mehmet Bahtiyar Karamanlı’yı dernek üyeliğinden ihraç etmediği için Körler Federasyonundan ihraç edilen Görmeyenler Kültür ve Birleşme Derneği ile ilgili ihraç kararlarının geri alınmasının istenmesine

4. Bunların gerçekleşmemesi halinde ilişkilerde doğacak olumsuz sonuçlardan konfederasyonumuzun sorumlu tutulamayacağının federasyonunuza bildirilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.

Konfederasyon organlarında görev alan kişilere ve üye oldukları derneklere yönelik yasa ve tüzüğümüze de aykırı karar ve uygulamalardan vazgeçerek haksızlıkları ve olumsuzlukları gidermeniz mağdur ettiğiniz kişi ve derneklerin itibar ve haklarının iade edilmesini sağlamanız konfederasyonumuza karşı yükümlülüklerinizi yerine getirmeniz farklı bir görüş karar ve uygulamanız varsa yazılı görüşünüzün yoksa haksızlıkların ve olumsuzlukların giderilmesi yönünde alacağınız yönetim kurulu karar suretinin en geç 15 Ekim 2002 tarihine kadar yazılı olarak konfederasyonumuza ulaştırmanızı önemle rica ederiz.

Konfederasyonca gönderilen 20.09.2002 tarih ve 2002/307 sayılı yazıya federasyonumuzca verilen cevap ise şudur:[2]

Başkanlığınızca tarafımıza gönderilen ilgide kayıtlı yazı incelenmiş ve aşağıdaki hususların federasyonumuzun görüşü olarak tarafınıza bildirilmesi uygun görülmüştür.

1. Yazınızın ilgi a’da kayıtlı ihtarına ilgi b’de kayıtlı cevabımızın gereği işlemleri üç aylık bir zaman geçmiş olmasına rağmen yerine getirmediğimiz hususundaki konfederasyon görüşünün tarafımızca dikkate alınmasına verilmiş olan cevabımıza ilişkin yeni bir talepte bulunulmamış olması nedeniyle imkan bulunmamaktadır.

2. Yazınızın üçüncü paragrafında yer alan ve federasyonumuzu hedef alan kurumsal bir anlayışta kabulüne imkan olmayan kanıtlanması imkansız itham, isnat ve iftiralara bu yazımızda cevap vermeyi anlayışımızla bağdaşmaması nedeniyle gerekli görmemekteyiz.

3. Başta Görmeyenler Kültür ve Birleşme Derneği olmak üzere üçüncü taraf konumundaki kişi ve kuruluşlarla olan ilişkilerimizin Türkiye Sakatlar Konfederasyonuyla Türkiye Körler Federasyonu arasındaki diyalogun konusu haline getirilmesini ise söz konusu kişi ve kuruluşlarla olan ilişkimizden dolayı muhatabımızın Türkiye Sakatlar Konfederasyonu olamayacağından hareketle olayları taraflarıyla görüşmenin ötesinde konfederasyon ile müzakere etmeyi düşünmemekteyiz.

4. Türkiye Sakatlar Konfederasyonuna karşı yükümlülüklerimiz ise ancak konfederasyon tüzüğü çerçevesinde yerine getirilebilmektedir. Oysa: Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğünden 11.07.2002 gün ve 2002/190 sayılı yazımızla istenilen tüzüğün tarafımıza gönderilmesi konusunda başkanlığınıza ilgili müdürlükçe 23 Temmuz 2002 tarih ve 13470 sayılı yazı ile emir verildiği halde başkanlığınız halen söz konusu tüzüğü tarafımıza göndermemiş bulunmaktadır. Doğal olarak yürürlükte bulunan ve kurallarını bilme imkanımızın olmadığı bir tüzükten doğan yükümlülüklerimizin de neler olduğunu bilmemiz mümkün olmadığından yerine getirilip getirilmediği tartışmalıdır. Şu kadar ki: federasyonumuz sahip olduğu bilgi çerçevesindeki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmektedir.

5. Federasyonumuzla olan itilaf nedeniyle koordinasyon ve çalışmalarda sıkıntılarla karşılaşıldığı konusundaki görüşünüzü paylaşmaktayız. Ancak bu sorunun çözümünün tamamen konfederasyonunuzun elinde olduğunu hatırlatırız.

Sonuç olarak: Yükümlülüklerimizin yerine getirilmesi bakımından yürürlükteki tüzüğün bir örneğinin tarafımıza ulaşması halinde hareket imkanımızın olacağını; tıpkı konfederasyon ile başka federasyon ve dernekler arasındaki sorunlar nasıl tarafımızı ilgilendirmiyor ise federasyonumuz ile bazı dernek ve üyeler arasında var olan ilişki biçiminin de Türkiye Sakatlar Konfederasyonunun ilgi alanı içerisinde olmaması gerektiğinden hareketle iki kuruluş arasındaki ilişki bakımından üçüncü taraf konumunda kalan çevrelerle olan ilişkimizi konfederasyon ile tartışmayacağımızı; tarafımıza yöneltilmiş ve federasyonumuzun üyeliğinden kaynaklanan somut bir suçlama bulunmadığından hangi konu ile ilgili savunma yapacağımızın belli olmadığını; bundan böyle ilişkilerin ise, Ankara Valiliğinin 23.09.2002 tarih ve 15799 sayılı yazısı çerçevesinde kurulmasını rica ederiz.

C. 16 Kasım 2002 tarihli yönetim kurulu kararlarının gereği olarak

Öncelikle Türkiye Sakatlar Konfederasyonunun yürürlükte bulunan asıl tüzüğünü tespit etmeye çalışmış ve bu çerçevede;

c.a. 26 Ocak 2002 tarihli genel kurul kasetleri

c.b. Gayri resmi biçimde elimize ulaştırılmış olan Konfederasyon tüzüğü

c.d. 2002 yılı Mart ayı içerisinde konfederasyon tarafından tarafımıza gönderilen resmi tüzük.

c.e. 2002 yılı Ekim ayı içerisinde tarafımıza gönderilen tüzük

c.f. 11 Ekim 2002 tarihli Sonsöz gazetesinde ilan edilen tüzük

c.g. 15 Ekim 2002 tarihli Sonsöz gazetesindeki tüzük ilanı elde edilerek bir çalışma yapılmış ve konu ile ilgili gelişmeleri içeren bir raporu yönetim kuruluna sunulması yürütme kurulu tarafından benimsenmiştir. Ve aşağıdaki rapor hazırlanarak yönetim kurulunun 17 Ocak 2003 tarihli toplantısına sunulmuştur.

Türkiye Sakatlar Konfederasyonunun 26 Ocak 2002 Tarihinde Yapılan Genel Kurulunda Konfederasyon Tüzüğünde Yapılan Değişiklik Ve Buna Bağlı Federasyon Politikasının Kazanacağa Şekle İlişkin Rapor[3]

Federasyonumuz iki yıllık çalışma planının birinci bölümü çerçevesinde 16 Kasım 2002 tarihinde almış olduğu karar ile görevlendirilen yürütme kurulu ve hukuk komisyonu tarafından 21 Aralık 2002 ve 03 Ocak 2003 tarihinde tarihlerinde yapılan çalışma ile konfederasyon tüzüğündeki değişiklikler ele alınmış ve bu çerçevede değişiklikleri konu alan yürütme kurulu ve hukuk komisyonunun görüşünü yansıtır raporun hazırlanması konusunda Ahmet Cantürk görevlendirilmiştir.

Söz konusu görevlendirme çerçevesinde hazırlanan raporun kalıcı bir zemine oturtulabilmesi ve sağlıklı değerlendirilebilmesi için öncelikle konfederasyon ile ilgili son üç yıllık sürecin özetlenmesine ve buna bağlı gelinen aşamanın vurgulanması yerinde olacaktır.

Bilindiği gibi yaklaşık 10 yıldır Türkiye Sakatlar Konfederasyonu ile Türkiye Körler Federasyonu arasındaki ilişkiler kalıcı ve olumlu bir yapıya kavuşturulamamış zaman zaman olumlu bazı gelişmeler yaşanmış ise de iki kurum arasındaki ilişkilerin genel olarak olumsuz süregeldiği yakın tarihin incelenmesinden anlaşılacaktır. Özellikle 1998 yılından itibaren söz konusu tarihe kadar ilişkilerin normalleştirilememiş olması dikkate alınarak federasyonumuz tarafından kalıcı ve sonuç veren bir çizginin geliştirilmesi ve bu çerçevede ihtiyaçların gerektirdiği bir tarzda ilişkilerin kurulması konusunda genel kurul ve yönetim kurullarımızın etkin çalışma yürüttükleri ve bir dizi kararı alarak hayata geçirme çabası içinde oldukları bilinmektedir.

Bu bağlamda 12. Dönem Yönetim Kurulunun faaliyet raporu olarak 2000 yılı genel kuruluna sunulan belgenin Türkiye Sakatlar Konfederasyonu ile ilgili bölümünde şöyle denmektedir.

Federasyonumuz ile konfederasyon  arasındaki  ilişkiye, 5 Temmuz 1998'den önce tam bir belirsizlik ve ilkesizlik egemendi. Konfederasyon konusu, federasyon  gündeminden adeta düşmüş bulunmaktaydı. Fakat o günkü federasyon  başkanı, konfederasyon başkanıyla ne idüğü belirsiz bir ilişkiyi sürdürmekteydi. Daha doğru bir anlatımla federasyon başkanı Körler Federasyonu'nun politikalarından bütünüyle kopmuştu. Federasyonun, konfederasyon yönetim kurulundan istifa etmesi yolundaki karara uymamakta ayak diriyordu. 5 Temmuzda işbaşına gelen federasyon yönetim kurulumuz, konfederasyon yönetim kuruluna, her iki örgüt arasındaki gerilime son vererek, içişlerine karışmama, federasyonumuzun her düzeyde temsil hakkının kendisine ait olduğunun kabul edilmesi ve konfederasyon tüzüğünün demokratikleştirilmesi temelinde bir uzlaşma çağrısında bulundu.

Konfederasyon başkanı yaz tatili dolayısıyla kimsenin Ankara'da bulunmadığını gerekçe göstererek Eylül ayından itibaren ortak görüşmelere başlanabileceğini ifade etti. Eylül ayında temas kurulan konfederasyon başkanı, ikili  bir  kaç  görüşmeden sonra yönetim  kurulları arası diyalogun başlayabileceğini belirtti. Fakat ortada bir sorun vardı. İkili yapılan bu çeşit görüşmeler genellikle kapalı kapılar arkasında kalıyor; konuşulanların saptırılmasına uygun bir ortam yaratıyordu. Bu yüzden federasyon başkanı tarafından konfederasyon başkanından, Körler Federasyonu yönetim kurulu önünde konuşması ve sorulara yanıt vermesi istendi. Kabul etti ve yönetim kurulu toplantısına katıldı. Üyelerin, etkin sorularına muhatap oldu ve ter döktü. Yakında  federasyonlarla ortak toplantıların başlayacağına ilişkin  söz verdi ve federasyonun Özürlüler İdaresi Başkanlığı bünyesindeki Özürlüler Yüksek Kurulu için göndereceği temsilcinin Türkiye Sakatlar Konfederasyonu tarafından seçilmesi için üç adayın gösterilmesini istedi. Federasyon yönetim kurulu bu isteği reddederek federasyon başkanını tek aday olarak gösterdi.

Bir iki ay sonra konfederasyonun toplantı çağrısı geldi. Yapılması öngörülen toplantıdan  iki gün önce faksla toplantının 1999 yılı Ocak ayına ertelendiği belirtildi. Bu sırada Türkiye genel seçimlerin  sath-ı mahalline  girmiş bulunmaktaydı. Konfederasyon başkanı milletvekili adayı olabileceği parti aramaktaydı. Ortopedik özürlüler federasyonu yönetim kurulu ile yaptıkları toplantıda, bu toplantıyı, Fazilet Partisi yetkililerine, kendisinin tüm özürlülerce desteklendiğine ilişkin bir mesaj vermek için kullandığı öğrenildi. Ocak ayı sonuna ertelenen ortak toplantı da konfederasyon tarafından iptal edildi Bunun üzerine Öztimur'un oyalama taktiğine girdiği kanısına varan federasyon yürütme  kurulu, bu taktiğe  etkili bir tepki gösterme kararı aldı ve 6 Şubat 1999 günü  yaptığı kitlesel basın  toplantısında Öztimur'un özürlüleri temsil edemeyeceğini kamuoyuna ilan ederek, konfederasyon merkezinin önüne  bir  siyah çelenk koydu. Böylece ipler yeniden kopmuş; yeni bir belirsizlik dönemine girilmiş oluyordu.

Körler federasyonunun amacı Türkiye Sakatlar Konfederasyonun tüm özürlülerin ortak gücünü temsil eden, özürlüler arası ortak talepler doğrultusunda mücadeleyi koordine eden ve yönlendiren bir üst otorite olmasını başarmasıydı. Konfederasyon federasyonları kendisine rakip gibi görmemeli; onların bilgi, deney ve kadro birikiminden yararlanarak elde ettiği gücü yeni hakların elde kazanılması için seferber etmeliydi. Mücadele konfederasyonun bir türlü bu formasyonu tutturamamasından kaynaklanmaktaydı.

1999 yılı Temmuz ayında hükümet bir sosyal güvenlik reformu yasa tasarısını toplumun önüne getirmişti. Bu tasarı özürlüleri de yakından ilgilendirmekteydi. Konfederasyon söz konusu tasarı hakkında görüşmek üzere federasyon başkanlarını toplantıya çağırdı. Durumu değerlendiren başkanlar, bir bildiri yayınlayarak sosyal  güvenlik  yasa tasarısına karşı  çıkan emek platformunun mücadelesinin özürlülerce de desteklendiğinin kamuoyuna duyurulmasına karar verdiler. Federasyon Başkanımız tarafından hazırlanan bildiri, imzalanarak basına  dağıtıldı.

Bilindiği  gibi  ülkemiz  17  Ağustos günü büyük  bir depremle sarsıldı.  Önemli maddi ve manevi kayıplar meydana geldi. Tüm yurttaşlar ve kuruluşlar gibi Türkiye Sakatlar Konfederasyonu, Körler  Federasyonu ve federasyonumuza bağlı diğer dernekler olanakları ölçüsünde depremzedelerin  yardımına koştu. Körler  Federasyonu deprem konusunda hiçbir önkoşul ileri sürmeksizin konfederasyonla işbirliği yapabileceğini konfederasyon başkanına bildirdi. Bu diyalog, örgütlerimiz arasında bir yumuşamaya yol açtı. Konfederasyon, 22 Ekim günü her federasyondan başkan dahil dörder  kişiyi  başta  deprem  olmak  üzere  yüklü  bir gündemi görüşmek üzere toplantıya çağırdı. Toplantıda Körler federasyonu, depremin öncelikle görüşülebileceğini ancak diğer tüm hususların, konfederasyon - federasyon ilişkileri çözüldükten sonra  ele  alınabileceğini belirtti. Bu görüş doğrultusunda  gündem  değişikliği yapıldı. Yine  federasyonumuzun, tüzüğün  baştan ayağa gözden geçirilmesi yolundaki önerisi de oybirliği ile kabul edildi. Her federasyondan ikişer, konfederasyondan ise 3 temsilcinin katılacağı bir tüzük komisyonu oluşturuldu. Komisyon ilk toplantısını yaparak tüzük tartışmaları konusundaki yöntemini belirledi. Bu gelişme konfederasyon ile federasyon arasındaki  ilişkilerde ılımlı bir iklim yarattı. Üstelik ortamın iyice yumuşaması için federasyonumuz yönetim kurulu Türkiye Sakatlar Konfederasyonuna, Özürlüler Üst Kuruluna temsilci seçmesi için tek aday ısrarından vazgeçerek 26 kişilik yönetim kurulunun tümünü bildirdi. Buna rağmen 22 Ekim toplantısında Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Körler federasyonu içerisindeki en muhalif üyeyi Özürlüler Yüksek Kuruluna göndermek sureti ile samimiyetini tartışılır hale getirdi.

Bilindiği gibi, l. Özürlüler şurasının hazırlıkları 1998 yılı ortalarında  başlamıştı.  Yapılan  geniş  katılımlı toplantıdan  sonra, Özürlüler İdaresinin  öncülüğünde komisyon oluşturulmuş ve bu komisyonlara birçok özürlü örgüt temsilcileri de katılmıştı. 18 Nisan genel seçimlerinden sonra işbaşına gelen  hükümetin, özürlülerden sorumlu devlet bakanlığına, Prof. Dr. Şuayip Üşenmez getirildi. Sayın Üşenmez, göreve gelişinden belirli bir süre sonra Özürlüler  İdaresinde bazı değişikliler yapmaya girişti. İdare başkanı ve daire başkanlarının tüm yetkilerini ellerinden aldı. Özürlüler idaresi işlemez hale geldi. Dolayısı ile şura çalışmaları da şura koordinatörü Necate Baykoç Dönmez tarafından  sürdürüldü. Baykoç Dönmez, çalışmaları özürlü örgütleri ile işbirliği yapmaksızın sürdürme eğilimindeydi. Bu yüzden çok ciddi  hatalar  yaptı. Şuraya  çağrılı 555  delegenin  sadece  73  tanesi  özürlüydü. Bunların da yarısına yakını, hangi ölçüye göre saptandığı belli olmayan ve hiç bir temsil  yeteneği bulunmayan kişilerden meydana gelmekteydi. Bazı derneklerin genel merkezleri çağrılmazken yine hangi ölçüye göre saptandığı belli olmayan şubeleri davet edilmişti. Ayrıca federasyonumuza üye olmayan son derece sınırlı kör üyeye sahip dernekler de delege olarak şurada yer almaktaydı. Bu durum, özürlü örgütlerince hoş görülemezdi. Birleşmiş Milletler tarafından 1993 yılında kabul edilen Standart Kuralların 18. maddesi de özürlülerle ilgili  konularda,  planlama,  uygulama, değerlendirme dahil tüm aşamalarda özürlü  örgütlerinin etkin katılımını ve yol göstericiliklerini zorunlu koşmaktaydı. Türkiye Sakatlar Konfederasyonu, çok gecikmeli olarak şuradan bir gün önce akşam saatleri için federasyon ve dernekleri bu konudaki görüşlerini almak  üzere toplantıya çağırdı. Oysa Körler Federasyonu 15 gün önce Konfederasyonu, şurayı değerlendirmek üzere bir toplantı yapmak için uyarmıştı. 28 Kasım gece yarısına kadar yapılan tartışmalar sonucunda Şura koordinatörlüğünün tutumuna tepki olarak konfederasyon ve federasyonlar, ertesi gün başlayacak olan şurayı terk etme kararı aldı. Karar oybirliği ile alınmış ve sosyal  güvenlik  yasa tasarısına karşı emekçilerin desteklenmesi ve konfederasyon tüzüğünün değiştirilmesi için komisyon oluşturması kararlarından sonra federasyon ile konfederasyon arasındaki üçüncü oybirliği kararı idi. Karar uygulamaya konuldu. 29 Kasım sabahı şurada protokol çerçevesinde Faruk Öztimur'un konuşmasından sonra özürlüler, alkışlarla salonu terk ettiler. Körler Federasyonu başkanı tarafından örgütler adına bir basın toplantısı yapılarak protestonun gerekçeleri açıklandı. Yine bizzat federasyonumuz başkanı tarafından hazırlanan bir deklarasyon o gün akşam medyaya dağıtıldı. Protesto eylemi büyük bir yankı uyandırdı. Medyada geniş ölçüde yer aldı. Devlet bakanı Şuayip Üşenmez, özürlü örgütlerinin temsilcilerini ertesi gün  kahvaltıya  davet etti. Kahvaltıda yapılan görüşmelerde özürlü temsilcilerinin yetersizliği ve organizasyondaki bozukluklar konusunda bakan hatalarını kabul etti ve bu hataların daha sonraki organizasyonlarda telafinden bahisle örgütlerin şuraya katılmalarını rica etti. Ertesi  gün şura  genel kurulunda bunları açıklayıp özür  dilemesi koşuluyla protesto eyleminin devamından vazgeçildi. 1 Aralık günü başlayan şura genel kurulunda belli belirsiz bir konuşma yapan Öztimur ve yarım ağız ne için olduğu bile anlaşılmayan bakanın özür dileği karşında Körler federasyonu başkanı söz alarak süreci, anlaşmanın içeriğini ve biçimini açıklamak zorunda kaldı.

Konfederasyon ve  federasyonların  ortaklaşa  imzaladıkları dördüncü belge ise, şura  genel kuruluna sunulan demokratik, bütünlüklü  özürlüler  yasasının  gerekliliğine ve hazırlıklarının derhal başlatılmasına ilişkin öneri oldu. Öneri, bakanın da isteğiyle genel kurul belgeleri arasına girdi. Böylece başlangıçta tatsızlıkla başlayan şura, aldığı stratejik kararlar nedeni başarıya ulaşmış oldu.

Yukarıda anılan işbirliği ve ortak tutum belirleme süreci federasyon - konfederasyon ilişkilerinin yeni baştan ele alınmasını ve otopsi masasına yatırılmasını gerektirmekteydi. Konfederasyonla ilişkilerde bize yol gösteren ilkeler ve perspektifler neler olacaktı. Bu soruların yanıtını bulmak üzere 15 Ekim 1999 günü toplanan yönetim kuruluna federasyon başkanı tarafından bir rapor sunuldu. Bu rapor yönetim kurulunca eni konu tartışıldı ve ağırlıklı bir çoğunlukla aşağıdaki yaklaşımlar karar altına alındı.

a) Amaç: Tüm özürlü haklarını kollayan, geliştiren ve teslim eden, mücadeleci, demokratik ve etkin bir konfederasyon yaratılması

b) Amaca Ulaşmak İçin Asgari Koşullar

1. Konfederasyonun demokratik bir tüzüğe kavuşturulması; en başta doğal delegeliğin kaldırılması yahut yönetim kurlunun belirleyeceği asgari limite çekilmesi.

2. Tüm temsil durumlarında federasyon iradesinin temel alınması.

c) Yöntem: Öncelikle diyalog ve ikna, sonuç elde edilemezse teşhir edilmesi.

d) Taktik Değerlendirme:

1. Eylemlilik sürecine girmek için görüşmelerin tıkanması ya da oyalama sürecine girildiğinin yönetim kurulunca tespit edilmesi.

2. Kamuoyunda eyleminin hedefinin çok açık yansımasına özen gösterilmesi.

e) Olası Tutum: Gerekli değerlendirmeler yapılıp kesin kanaate ulaşılması halinde konfederasyondan ayrılma olasılığının kabul edilmesi ve konfederasyon genel kurulundan sonra, durumun federasyon yönetim kurulunca değerlendirilmesi

Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Yönetim Kurulu tarafından tüzük tartışmalarının başlatılmasına ilişkin karar gereğince oluşturulan tüzük komisyonunun Kasım ortalarında yapmış olduğu ilk toplantıya federasyonumuz bu ilke ve perspektiflerin ışığında katıldı. Tüzük komisyonu 4 toplantı yaptı. İlk ikisi nispeten antrenman niteliğindeydi. Üçüncüsü ise,  adam akıllı tüzüğün içeriğine girerek mutabakat noktalarını saptamayı amaçlıyordu. Üçüncü toplantıda gerçekten önemli mesafeler kat edildi. Doğal delegeliğin tüzükten çıkarılması, uzun tartışmalardan sonra toplantıya katılanların oy birliği ile kabul edildi. Derneklerin, federasyonları içerisindeki güçleri nispetinde konfederasyon genel kuruluna delege göndermeleri benimsendi. Her federasyondan delege sayısı 15'den 30'a çıkarılırken yönetim kurulunda federasyonların temsil sayısı 3'ten 4'e yükseltildi. Bunların 3'ünün federasyonların  delegasyonlarınca, birinin ise konfederasyon başkan adaylarınca önerilmesi kararlaştırıldı. Özetle Konfederasyon, federasyonlar arası bir koordinasyon kurulu gibi çalışacak; onlar arasındaki mücadele ve amaç birliğini gerçekleştirmek için yumuşak bîr disiplin îçerisinde yönlendîrîci ve yönetici bir işlev yerine getirecekti. Yakın geçmişteki gerilimli ve çatışmalı süreç düşünüldüğünde bu  gelişmelerin konfederasyon için dev bir adım  olacağı kolaylıkla anlaşılabilir. Ama olmadı. Öteden beri kör hareketi içerisinde provakatif roller oynayan Ömer İnal Durmuş bu gelişmelerin önüne geçmeyi de becerdi. Kaba bir biçimde Körler Federasyonunun iç işlerine müdahale etmeye kalkıştı. Federasyon başkanının daha önce yayınlanmış olan yazılarından birisindeki tek bir cümleyi sündürerek konfederasyon yöneticilerini Körler Federasyonunun üzerine kışkırtmayı denedi. Gerçi kışkırtmayı başaramadı ama görüşmelerin çıkmaza girmesini başardı. Buna rağmen toplantıya katılan federasyon başkanları 19 Şubat 2000 tarihinde yapılacak konfederasyon genel kurulunda tüm federasyonları memnun edecek bir yönetim kurulu oluşturulması, 6 ay içerisinde olağanüstü bir genel kurul  yapılarak oluşturulacak  tüzük  komisyonunun elde ettiği sonuçların bu genel kurulda görüşülmesi konusunda ortak dileklerini açıkladılar.

Daha sonraki gelişmeler Ömer İnal Durmuş’un tutumunun konfederasyon yöneticilerine sadece bahane yaratmaya yaradığını; öteden beri süregelen temel zihniyetin değişmemiş olduğunu ortaya koydu.

Sağduyu egemen çıktı ve 19 Şubat 2000 tarihinde yapılan konfederasyon genel kurulunda ilk defa verilen sözler yerine getirildi. Kuşku yok ki, konfederasyon genel kurulu, konfederasyonun adına layık bir biçimde yapılamadı. Bir kere salonda konfederasyonun bakış açısını ve istemlerini yansıtan afiş, pankart gibi hiçbir materyal yoktu. Coşku sıfıra yakındı. Devlet erkanı, konfederasyonun layık olduğu bir düzeyde katılmamıştı. Sadece Sağlık Bakanı Sayın Osman Durmuş gelmişti. Konfederasyon başkanının konuşması, konfederasyonun ağırlığını yansıtacak olgunlukta değildi. Özürlü hakları mücadelesinin güncel istemleri belirli bir sistematik içinde sunulmadı. Ama bütün bunların ötesinde önemli bir yönü vardı genel kurulun; verilen sözler yerine getirilmiş; altı ay içerisinde genel kurula gidilmesine ve tüzük komisyonu oluşturulmasına dair karar oybirliği ile alınmış ve yönetim kurulu, federasyonları memnun edecek bir bileşimle meydana getirilmişti. Böylece yıllarca ihtiyacımız, olan bir mesaj, özürlülerin birlikteliği  mesajı dosta düşmana verilmiş olmaktaydı

Fakat daha sonraki süreçte bu mesaja uygun hareket edildiği ve genel kurulda alınan kararlara, bu kararların önemine uygun bir davranış titizliği gösterilebildiği söylenemez. Tüzükle ilgili ilk toplantı genel kuruldan iki ay sonra gerçekleştirildi. Toplantı ciddi hiçbir şey görüşmeksizin Körler Federasyonu Başkanının kaza geçirmesini bahane göstererek ertelendi.

5 Mayıs 2000 tarihinde gerçekleştirilen 2. toplantıda konfederasyon temsilcilerince daha önceki tüzük tartışmaları hiç yapılmamış ve bazı mutabakatlar ortaya çıkmamış gibi davranılarak sil baştan yapılmak istendi. Doğal delegeliğin kaldırılması, konfederasyon yönetim kurulundaki federasyon temsilcilerinden en az üçünün federasyonların kendi delegasyonlarınca belirlenmesi gibi daha önce kaydedilen önemli ilerlemelere karşı çıkıldı. Federasyonumuzun temsilcileri daha önceki mutabakatlardan geri adım atılmayacağını kesin bir dille ifade ettiler. Ortopedik Özürlüler Federasyonu temsilcileri de bu görüşü desteklediler. Sağırlar federasyonunun katılmadığı bu toplantıda bazı konfederasyon yöneticileri görüşlerinde ısrarlı oldular. Toplantı ortak bir sonuca ulaşamadan son buldu. Kısa bir süre sonra yapılması öngörülen üçüncü toplantı Konfederasyon Başkanının  hastanede bulunduğu gerekçesi ile yaptırılmadı. Nihayet 23 Haziran 2000 tarihinde yapılan son toplantıda federasyonumuzla konfederasyon arasındaki köprüler tamamen atıldı. Konfederasyon temsilcileri federasyonumuzun yıllardan beri savunduğu hiçbir görüşü benimsemediler, oy çoğunluklarına dayanarak sonuca varmaya çalıştılar. Federasyonumuz temsilcilerinin doğal delegelik konusundaki ısrarları ve konunun daha sonra tartışılmak üzere ertelenmesi yolundaki önerileri dikkate alınmadı. Bunun üzerine federasyonumuz komisyon görüşmelerinden çekildi.

Böylece Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Genel Kurulunun almış olduğu tüzük değişikliğine ilişkin olağanüstü genel kurul kararı tehlikeye düşmüş bulunuyor. Böyle bir genel kurul yapılsa bile tüzük değişikliğinde mutabakat sağlanamadıkça işlevsel olmayacaktır. Çünkü federasyonumuza göre konfederasyon otoritesine gönüllü boyun eğmek ancak ve sadece konfederasyonun, federasyonların; federasyonların ise bağlı derneklerin iç işlerine  karışmaması; alanda uzman kuruluş olarak tanınması ile her düzeyde temsilinin federasyon yönetim kuruluna ait olması ve konfederasyon tüzüğünün anti-demokratik doğal delegelik hükümlerinin kaldırılması temelinde bir uzlaşmaya bağlıdır. Böyle bir uzlaşmanın  sağlanması  halînde demokratik özürlü hareketinin tarihinde yeni bir dönemin başlayacağı; özürlü haklarının elde  edilmesi için  daha  güçlü  bir  baskı grubunun oluşacağı kesindir. Tersi bir durum 15 Ekim tarihinde federasyon yönetim kurulunun verdiği karara göre federasyonun konfederasyondan ayrılma olasılığını akla ve gündeme getirmektedir.

Bu raporu değerlendiren genel kurula sunulan önergeyle gerekçeleri belirtilerek aşağıdaki kararlar alındı. 

1. Öncelikle demokratik bir Konfederasyon tüzüğü hazırlanması konusunda gerekli tüm girişimlerde bulunulması.

2. Bu girişimlerin sonuç vermemesi halinde seçilecek yönetim kuruluna durumu değerlendirip, Türkiye Sakatlar Konfederasyonundan ayrılma konusunda karar almak için yetki verilmesi

12. Olağan Genel Kurulda alınan bu kararlara dayanarak 29 Haziran 2002 tarihine kadar çalışmalarını sürdüren federasyon yönetim kurulu 13. Olağan Genel Kuruluna sunmuş olduğu faaliyet raporunda ise yapılan işleri şu şekilde özetlemiştir.

08 Temmuz 2000 tarihinde yapılan federasyonumuzun genel kuruluna verilen bir önerge ile Türkiye Sakatlar Konfederasyonu ile ilgili olarak karar alınması istenmiş ve aşağıda yer alan önerge ve karar diğer 9 öneri ile birlikte benimsenerek genel kurul kararı haline getirilmiştir.

ÖNERİ VE KARAR

Bizler aşağıda imzası bulunan delegeler aşağıdaki karar önerisinin karara bağlanmasını talep ediyoruz.

Karar 4: Bilindiği gibi 2908 sayılı Dernekler Yasasının 88. maddesi 4 özür grubuna ait derneklerin kendi federasyonları içerisinde; 4 federasyonun ise Türkiye Sakatlar Konfederasyonu çatısı altında birleşmelerini zorunlu hale getirmiştir. Bu zorunluluğun amacı birbirinden kopuk ve etkisiz dernek veya federasyonlar yerine güçlerini birleştirmiş ve hükümetler üzerinde daha etkili olabilecek örgütler yaratmaktır.

Kuşku yok ki; her özür grubunun sorunları, gereksinimleri ve istemleri önemli ayrılıklar göstermekte; çok genel bir düzlemde ise ortak bir karakter taşımaktadır. Alandaki örgütlenmelerin de bu duruma karşılık verebilecek nitelikler göstermeleri gerekmektedir.

Bu bağlamda özürlü kitlesi tabanına oturan örgütler derneklerdir. Federasyonlar dernekler arası eşgüdümü ve yönlendirmeyi sağlayan üst örgütler niteliğindedir, dernekler üzerinde katı ve sert bir otorite değil, birleştirici ve yapıcı, yumuşak bir disiplin uygulamalıdırlar. Üstelik federasyonlar kendi alanlarındaki bilgi, deneyim ve kadro birikimini temsil eden ve ulusal politika üretmeye yetenekli uzman örgütler olarak da önem taşımaktadırlar.

Konfederasyon ise özürlü hareketinin özellikleri birbirinden çok farklı bileşenleri arasında ortak noktaları saptayan, programlaştıran ve hareketin ortak noktalara yönlendirilmesini sağlamak amacıyla eşgüdümünü oluşturan bir merkez konumundadır. Bu yüzden disiplini federasyonlara göre çok daha yumuşak olmalı; kendisine bağlı örgütlerin iknasına ve görüş birliğine; bu mümkün değilse çok önemli konularda nitelikli çoğunluklara dayanmalıdır. Her şeyden önce konfederasyonun tüzüğü bağlı federasyonların ortak iradesinin ürünü olmalıdır. Yine bilindiği gibi federasyonumuzun 1994 yılından bu yana konfederasyon tüzüğünün demokratikleştirilmesi yönünde ciddi bir talebi bulunmaktadır. Bu talebin karşılanması yönündeki tüm girişimlerimiz konfederasyonca, kendilerine karşı hasmane bir tutum olarak algılanmıştır. Gerçeğin böyle olmadığı son bir iki yıl içerisinde anlaşılmış; 19 Şubat 2000 tarihinde toplanan Türkiye Sakatlar Konfederasyonu tüzüğün değiştirilmesi yönünde bir irade ortaya koymuş; bu amaçla bir tüzük komisyonu oluşturulurken altı ay içerisinde tüzük değişikliğini gerçekleştirmek üzere bir olağanüstü genel kurul toplanmasına karar vermiştir. Ne var ki; genel kurul sonrasında yapılan görüşmelerde federasyonumuzun öteden beri savunageldiği ve tüzük değişikliği yönündeki iradenin ortaya çıkmasında birinci derecede rol oynayan görüşleri hiçbir surete hesaba katılmamış; tartışmalara ve karşılıklı ikna çabalarına devam edilmesi yolundaki ısrarlı önerilerimize rağmen komisyondaki oy çokluğuna dayanılarak görüşlerimizin reddedilmesi yoluna gidilmiştir.

Oysa federasyonumuz kendi içerisindeki uyuşmazlıkları ve yıllardan beri süregelen çatışmaları demokratik kör hareketine zarar verdikleri için bağımsız, ulusal, demokratik, mücadeleci ve etkili bir federasyon yaratmak amacıyla giderme yolunda ciddi mesafeler katetmiştir. Dernekleri dışlayıp baskı altına almak yerine onların kendilerini güçleri oranında temsil ve ifade edebilecekleri ve büyük derneklerin diğerleri üzerindeki hegemonya isteklerini sınırlayabilecek tüzük değişikliklerini gerçekleştirmiş ve böylece dernekler arasındaki uyuşmazlıkların çözümünün uygar ölçüler içerisinde kalmasını sağlamıştır.

Türkiye Sakatlar Konfederasyonunun kendi niteliğine uygun bir örgüt modeli yaratmak için tüm federasyonların kendilerini içerisinde mutlu hissedecekleri demokratik bir tüzüğü hazırlamak amacıyla yapıcı bir tutum takınmak ve bir yıldan beri süregelen ortak mücadele atmosferini daha da ılımlılaştırmak yerine, olup bittici ve dayatmacı tutumlara girmesi karşısında genel kurulumuz;

1.       Öncelikle demokratik bir konfederasyon tüzüğü hazırlanması yolunda gerekli tüm girişimlerde bulunmasına,

2.       Sonuç vermemesi halinde seçilecek yönetim kuruluna, durumu değerlendirip Türkiye Sakatlar Konfederasyonu’ndan ayrılma konusunda karar almak için yetki verilmesine,  

Karar vermiştir.

B.      İşte bu yetkiye dayanan yönetim kurulu 13. Genel Kurulundaki ilk toplantısıyla benimsemiş olduğu iki yıllık çalışma planı çerçevesinde konuyu:

b.1 19 Şubat 2000 tarihinde yapılan Türkiye Sakatlar Konfederasyonu genel kurulunda bir tüzük komisyonu oluşturulup tüzüğün demokratikleştirilmesi için 6 ay içerisinde olağanüstü genel kurul yapılmasına ilişkin alınmış olan kararı uygulamayan konfederasyon yönetim kurulu şiddetle eleştirilecek; demokratik bir tüzüğün benimsenmemesi nedeniyle sözünü tutmayan bir ekip olarak teşhir edilecek ve yeni bir genel kurul aldatmacasına itibar edilmeyecektir.

b.2 Konfederasyon konusu, diğer federasyonlarla görüşülecek; eylem ve işbirliği yapılması için tüm çabalar gösterilecektir. 

b.3. Dernekler hukukuna hakim kişilerden özel bir hukuk komisyonu oluşturulacak; bu komisyon federasyonumuzun Türkiye Sakatlar Konfederasyonundan ayrılmasının hukuksal koşullarını inceleyecek ve rapor haline getirecektir.

b.4 Konfederasyon gündemli bir iç konferans gerçekleştirilecek; burada nihai konfederasyon politikası belirlenecek ve bu politika kararlılıkla  uygulanacaktır.

Denilmek suretiyle dört ana başlık altında değerlendirilmiş ve uygulamalar bu çerçevede gerçekleştirilmiştir. 26 yönetim kurulu üyesine toplantılara katılmayan istisna niteliğinde katılmayan temsilcileri dışındaki diğer yönetim kurulu üyelerinin ağırlıklı çoğunluğu tarafından kabul edilmemiş olan kararların uygulanmadığı dönemde Türkiye Sakatlar Konfederasyonu ile ilgili olarak her zaman daha titiz ve mutabakatın üst düzeyde olacağı bir karar sürecinin izlenmesi öngörülmüştür.

C. Yukarıda özetlenen dört başlığın birincisini oluşturan tüzük konusundaki mutabakat arayışı ve buna bağlı ilkelerin hayata geçirilme çabası 19 Şubat 2000 tarihinde öngörülen altı aylık süre içerisinde olağanüstü bir genel kurul yapmak suretiyle tüzüğün değiştirileceği konusundaki genel kurul inisiyatifinin 19 Ağustos 2000 tarihi itibariyle aylık sürenin dolmuş olmasına rağmen Türkiye Sakatlar Konfederasyonu yönetim kurulunun genel kurul kararına sadık kalmaması nedeniyle sonuçsuz kalmıştır.

Durum yönetim kurulumuzun 16.09.2000 tarihli toplantısında değerlendirilerek Turhan İçli, Süha Sağlam, Eyyüp Doğan, Halil Köseler, Fattim Topçubaşı, M. Emin Demirci, Fethi Kalıpçı, Fatma Alkaya, Arzu Şenyurt, Ahmet Cantürk, Doğan Nurluyol, Zeki Tezel, Ali Ferhan, Celil Orhan, Necati İnce, Hüsnü Sarı, Hasan Duman, Hasan Duman, İlyas Akdağ, Emin Arıseven, Bahtiyar Karamanlı’nın hazır bulunduğu görüşmeler sonucu Türkiye Sakatlar Federasyonu ile süren müzakereler sonuç alınamadığı ve altı ay içinde de genel kurulun toplanmadığı tespiti yapılarak Türkiye Sakatlar Konfederasyonunun 14 Ekim 2000 tarihinde olağanüstü bir genel kurul yapacak olmasına rağmen bunun 19 Şubat 2000 tarihli genel kurul iradesiyle ilişkili olmadığı ve federasyonumuzun taleplerinin de konfederasyon yöneticileri tarafından kabul edilmemiş olması nedeniyle arzu edilen değişikliklerin bu genel kurulda gerçekleşmeyeceği gerçeği anlaşılmakla federasyonumuz temsilcisi olarak Türkiye Sakatlar Konfederasyonu yönetim kurulunda bulunan temsilcilerin istifa ettirilmesi ve yedeklerinin de görev kabul etmemesi benimsenmiş, bu istifaların 14 Ekim 2000 tarihine kadar yürütme kurulu tarafından belirlenecek yöntemle gerçekleştirilmesi kararlaştırılmış olsa da yürütme kurulu söz konusu yöntem konusunda mutabakat sağlayamadığından anılan tarihe kadar istifalar gerçekleşmemiştir. Ayrıca her ne kadar 14 Ekim 2000 tarihi için konfederasyon tarafından bir genel kurul ilanı yapılmış ise de yeter sayının fiilen sağlanmaması yoluna gidilerek toplantının yapılmaması yoluna gidilmiştir.

Müzakere sürecinde federasyonumuzun beklentileri

C.a. Türkiye Sakatlar Konfederasyonunun görevinin üye federasyonlar arası koordinasyonu sağlamak

C.b. Toplam 78 olan genel kurul delege sayısının içindeki 18 adet olan doğal delegeliğin kaldırılması

C.c. Konfederasyon yönetim kurulunun oluşumunda federasyonların iradesinin kabulü

C.d. Tüzük ve yöneticileri bakımından Türkiye Sakatlar Konfederasyonunun üye federasyonların içişlerine karışmamasını sağlamaktır.

D.     Müzakere sürecinin başarısızlıkla sonuçlanması konunun konfederasyon iradesi dışındaki üye federasyonların işbirliği ile çözümlenmesi için çalışmalar başlatılmış ve federasyonumuzun davetiyle Ortopedik özürlüler federasyonu başkanı İsmet Gökçe ile İşitme özürlüler federasyonu başkanı Erol Efrand’ın katıldığı üçlü bir zirve 22 Kasım 2000 tarihinde federasyonumuzda gerçekleştirilmiş konuklar konfederasyon içerisindeki uyumsuzluk ve huzursuzluktan rahatsızlık duymalarına rağmen federasyon içi sorunları nedeniyle bu aşamada aktif işbirliği yapamayacaklarını belirtmiş olmalarına rağmen özellikle İşitme özürlüler federasyonunun gerçekleştirdiği bir etkinliğe katılan başkan Turhan İçli’nin konfederasyonla ilgili görüşleri büyük bir destek alarak ayakta alkışlanmıştır.

E.      Bu arada Türkiye Sakatlar Konfederasyonuyla var olan hukuki ilişki ve Türkiye Sakatlar Konfederasyonundan ayrılma konusunun değerlendirilmesi için Turhan İçli, Necati İnce, Suat Ballar ve Zahit Gönencan’dan oluşan bir komisyon kurulmuş ise de komisyon bu konuda görüş birliğine varamamıştır. Yansıtılan muhtelif eğilimler daha sonraki süreçte değerlendirilmiştir.

F.      Bütün yaşanan bu süreçler 1994 yılından bu yana iki örgüt arasında kalıcı ve düzenli bir ilişkinin kurulmasını sağlayamadığı gibi iki örgüt arasındaki sorunların kamuoyuna yansıyış biçimi ile gündemi işgal etmesi diğer işleri zaafa uğratan sonuçlar doğurmaya devam etmektedir.

Bu nedenle Türkiye Sakatlar Konfederasyonu meselesini arzu edilmeyen biçimde de olsa bir sonuca bağlama zorunluluğu doğmuştu. Bu noktada önemli olan gerçekten Türkiye Sakatlar Konfederasyonuna karşı izlenecek politikada örgüt içi mutabakatı en üst düzeye çıkartmak olmuştur.

Süreç olabildiğince yavaş işletiliyor fikirlerin olgunlaşmasına ve olayın kavranmasına özen gösteriliyordu.

Konuyla ilgili 14 Ekim 2000 tarihi itibariyle uygulanmadığı anlaşılan konfederasyon yönetim kurulundaki federasyon temsilcilerinin istifası 24 Mart 2001 tarihli yönetim kurulu toplantısında 30 Mart 20001 tarihine kadar hayata geçirilmek üzere yeniden görüşülerek hayata geçirildi. Toplantıya katılanlardan Salahattin Yener, Zeki Tezel, Doğan Nurluyol, Türkiye Görmezleri Eğitim ve Himaye Derneği temsilcileri olarak; Hüsnü Sarı Görme Engelliler Dayanışma Derneği temsilcisi olarak ve Emin Arıseven körleri Eğitim ve Kalkındırma derneği temsilcisi olarak alınan kararın konfederasyondan ayrılmayı kapsamadıkça bir anlamının olmayacağı gerekçesiyle muhalefet şerhi koymuşlar ve bu üyelerin dışında kalan Turhan İçli, Süha Sağlam, Eyyüp Doğan, Halil Köseler, Fattim Topçubaşı, Fethi Kalıpçı, Fatma Alkaya, Ali Ferhan, Celil Orhan, Hasan Duman, İlyas Akdağ, M. Bahtiyar Karamanlı ise karar lehine oy kullanmışlardı.

Karar, kabul edilmişti ancak, bir yanda karara muhalefet eden beş oy bulunmaktaydı ve karar için kullanılan oy sayısı da 12’de kalmıştı. Bu durum, arzu edilen ağırlıklı çoğunluğa ulaşılmasını sağlayamadığından kararın uygulanmasına gayret edilmiş olmakla birlikte ikna süreci ve müzakereler devam ettirildi.

Temsilcilerden Süha Sağlam karara uygun hareket ederek istifa etti. Yusuf Çelebi herhangi bir tepki vermedi. Salahattin Yener ise 05 Nisan 2001 tarihli dilekçesi ile muhalefet şerhine bağlı kalarak istifa etmek istemediğini görüşme sürecinin korunması gerektiğini ve bu konuda Türkiye Görmezleri Eğitim ve Himaye Derneğinin de kendisini desteklediğini bildirdi.

Gelişmeler çerçevesinde konu 19 Mayıs 2001 tarihli yönetim kurulu toplantısında yeniden ele alındı ve hiçbir karşı oy olmaksızın aşağıdaki karar Turhan İçli, Arzu Şenyurt, Fattim Topçubaşı, Ali Ferhan, Zeki Tezel, Ahmet Cantürk, Salahattin Yener, Emin Demirci, Hasan Duman, Hasan Duman, Eyyüp Doğan, Mustafa Niğdelioğlu, İlyas Akdağ, Süha Sağlam, Fatma Alkaya, Hüsnü Sarı, Necati İnce, Celil Orhan, Yusuf Çelebi, Fethi Kalıpçı yirmi altı üyeden hazır bulunan yirmisinin oylarıyla kabul edildi. Buna göre

f.a. 24 Mart 2001 tarihli yönetim kurulu üyelerinin istifa ettirilmesine dair kararın aynen uygulanması

f.b. ihtiyaç duyulan tüzük değişiklikleri yapılmadıkça gelecekte de konfederasyon yönetim kuruluna girilmemesine

f.c.Konfederasyon delegelerinin yedekleriyle birlikte istifa etmeleri hususunda üyelerin üyesi bulunduğu derneklere yazı yazılmasına  ve sonuçlarının 10 Haziran 2001 tarihine kadar istenmesine

f.d. görüşlerimizin anlatılması dışında konfederasyonla başka türden bir ilişki kurulmamasına

f.e. bundan sonraki gelişmeleri değerlendirerek federasyon politikalarının ayrıntılarını görüşmek üzere dernek temsilcilerinin katılacağı bir iç konferansın 10 Haziran 2001 tarihinde toplanması kabul edilmiş oldu.

Ancak bazı üye derneklerin 10 Haziran tarihini uygun görmemeleri üzerine taraflarıyla yapılan görüşmeler sonucu kararlaştırılan konferans 23 haziran 2001 tarihinde gerçekleştirilebildi. Çağrılı 78 temsilciden 41’inin katıldığı toplantıda aşağıdaki sorunlar dile getirildi.

I.                   Türkiye Sakatlar Konfederasyonu sakat hakları konusunda doğru bir mücadele yolu izlememektedir.

II.                 Özürlüleri ve örgütleri doğru bir biçimde temsil etmemektedir.

III.              Konfederasyon tüzüğü anti demokratiktir. Ve bu tüzükte yer alan doğal delegelik kaldırılmalıdır.

IV.               Konfederasyondaki temsil yetkisi federasyon delegelerine aittir.

V.                 Federasyon delegeleri de üye derneklerin arasında nispi sistemle paylaşılması gerekir