Türkiye Körler Federasyonu sakatlık sorunun büyük ölçüde toplumsal nitelikte bir sorun olduğuna ve gerekli önlemlerin alınması halinde ortadan kaldırılabileceğine inanmaktadır. Kuşku yok ki, çözüm, ülkemizin özgün koşullarına ve gelişmişlik düzeyine uygun bir biçimde geliştirilebilir. Bu yaklaşımı benimseyen federasyonumuz aşağıda sunacağımız orta ve kısa erimli hedefleri ve güncel talebi, ülkemizin bu günkü durumuna uygun ve olanaklı olduğu için tüm siyasal partilere, seçim bildirgelerine ve programlarına konmak üzere sakatlık konusundaki çözüm önerileri olarak sunmaktadır.
1. Orta vadeli hedef ve istemler:
A. Toplumumuzun çağdaşlaşma ve kalkınma yolunda yüz elli yıla yakın bir deneyimi ve birikimi bulunmaktadır. Bu deneyim ve birikim, cumhuriyetle birlikte belirli bir ivme kazanarak bugünkü düzeyine ulaşmıştır. Sosyal adalet ilkelerine uyulmamakla birlikte, haklar ve olanaklar bakımından toplumun sahip olduğu bir ortalama vardır. Sakatlar yakın gelecekteki istemlerini formüle ederken, ülkemizin gerçeklerinden ve düzeyinden kopmamak zorundadırlar. Bu yüzden Amerika’nın ve Avrupa’nın ileri ülkelerinin sakatlara sağladıkları standartları talep etmeleri, özel ayrıcalık istemi anlamını doğurabileceğinden, doğru değildir. Nitekim sakatlar ayrıcalık istemiyorlar. Toplumun geriye kalan kesimlerinin ortalama olarak sahip bulundukları hak ve olanaklardan, ulusal zenginliklerimizden herkesle eşit olarak yararlanmak istiyorlar. Bu son derece haklı ve insancıl bir istemdir.
B. Bugüne kadar çeşitli yasalar içerisinde dağınık olarak düzenlenmiş bulunan engellilerin yasal hakları, “Demokratik, Kapsamlı ve Bütünlüklü çerçeve bir yasa içinde birleştirilmeli, geliştirilmeli ve uluslararası standartlara kavuşturulmalıdır. Diğer yasaların bu çerçeve yasaya uyumu sağlanmalıdır. Söz konusu yasa için, BM’in 1993 yılında kabul ettiği “Sakatlar İçin Fırsat Eşitliği Konusunda Standart Kurallar” temel almalıdır.
2. Sakatların kısa vadeli hedef ve istemleri: Sakatların kısa vadeli olarak ortaya koydukları istemlerin başlıcaları şunlardır:
a) Ülkemizdeki sakatlıkların, türlerine, derecelerine ve nedenlerine göre sayısal değerleri ortaya çıkarılmalı; bu sayısal değerlerin bölgelere ve yerleşim merkezlerine göre dağılımları saptanmalı; sakat nüfustaki hareketliliğin yönü tespit edilmeli ve böylece ülkemizin sakat nüfus haritası belirlenmelidir.
b) Engelliliğin en aza indirilmesi için, doğum öncesinden başlamak üzere koruyucu hekimlik uygulaması başlatılmalı ve etkili izleme sistemleri oluşturulup, etkin bir halk sağlığı örgütlenmesi içinde konunun özel olarak ele alınması sağlanmalıdır.
c) Engellilik konusunda eğitim programları düzenlenerek, okul öncesinden öğretimden itibaren uygulamaya geçirilmelidir.
d) Eğitim, rehabilitasyon ve istihdam politikaları yeniden gözden geçirilmelidir;
e) Özel eğitim ve kaynaştırılmış eğitim, gerekli teknik donanımı sağlanarak yaygınlaştırılmalıdır.
f) Kaynaştırılmış eğitimde gezici öğretmenlik sisteminin uygulanması; ders araç ve gereçlerinin yeteri kadar yurt içinde üretilmesi sağlanmalıdır.
g) Ders kitapları, gereksinmelere karşılık verecek sayıda bastırılmalı ve sürekli güncelleştirilmelidir.
h) Özel eğitim okullarındaki eğitimin niteliği yükseltilmeli; öğretmen ve yardımcı personel özel eğitim gereklerine göre yetiştirilmeli; özel eğitim bürokrasisinde nitelik ve istikrar sağlanmalıdır.
i) Braille ve kaset kitap basacak ve dağıtacak olan ulusal körler kütüphanesi derhal kurulmalıdır.
j) Kabartma ve kaset kitaplar için telif sorunun çözülmelidir
k) Özürlüler alanındaki araştırmalar özendirilmeli ve finanse edilmeli; alandaki yabancı kaynaklar hızla Türkçe’ye kazandırılmalıdır.
l) Sakatlar için mesleki eğitim okulları ya da mesleki eğitim okullarında sakatlara uygun bölümler açılmalıdır.
m) Sosyal uyum rehabilitasyonunun yanı sıra mesleki ve endüstriyel rehabilitasyon da başlatılmalı ve geliştirilmeli; sakatlar için meslek ve iş analizi ivedilikle yapılmalıdır.
n) Yeni iş alanları açılmalı: serbest girişim; vergi, kredi, hizmet desteği ve pazar yönünden desteklenip özendirilmeli; üretimde aile işletmeciliği başlatılmalı ve yaygınlaştırılmalıdır.
o) Mevcut yasa, tüzük ve yönetmeliklerin uygulanması için gerekli denetim ve izleme mekanizmaları hızla oluşturulmalıdır.
3. Engelliler yasasını destekleyelim.
1991 yılında başlatılan demokratik, kapsamlı ve bütünlüklü engelliler yasası mücadelesi, ilk meyvelerini 571, 572 ve 573 sayılı Kanun Hükmünde kararnamelerle 1997 yılında verdi. Ama bu değişiklikler engelliler yasasına olan ihtiyacı gideremedi. Bu yüzden 2000 yılı Kasımında gerçekleştirilen 1. Özürlüler Şurası böyle bir yasaya olan ihtiyaca dikkat çekti. Yasa tasarısı hazırlandı, meclisin gündemine geldi ve 11. Sıraya kadar yükseldi. Ancak İMF yasalarından sıra gelip de görüşülemedi.
Meclisin önüne gelen bu tasarı eksikliklerle doluydu. Bu nedenle 15 Mayıs 2002 tarihinde cumhuriyetimizi kuran 1. Meclis Binasında toplanan Kuvva-i Milliye Engelliler Meclisi söz konusu tasarının eksikliklerini gideren bir metni yasa taslağı olarak benimsedi;Türkiye Büyük Millet Meclisine ve Siyasal Parti yetkililerine sunulmasını kararlaştırdı. Söz konusu metin ilişiktedir.
Tüm siyasal partilerden bu metnin eksiksiz yasalaştırılması için destek ve söz istiyoruz.
Türkiye Körler Federasyonu Yönetim Kurulu adına
Başkan
Ahmet Cantürk